Geleceğin Akıllı Teknolojileri #4
Günümüzün akıllı teknolojileri yanında geleceğin teknolojilerini de konuştuğumuz Youtube kanalıma hoş geldiniz. Blockchain, Web 3.0 ve NFT’den sonra serinin dördüncü bölümünde bir başka popüler kavram olan ve yakın gelecekte bizi her şeyin mümkün olduğu bir hayal dünyasına taşıyacak Metaverse’ü ele alıyoruz.
Tekrar merhabalar, öncelikle umarım keyfiniz ve hepsinden de önemlisi sağlığınız yerindedir. Geleceğin teknolojilerini konuşurken genellikle Block – chain veya Nun-Fungiable Token gibi birleşik kelimelerin kullanıldığını görüyoruz. Hatta 1985 yılında kullanmaya başladığımız Internet bile “Interconnected Networks” yani “Kendi Aralarında Bağlantılı Ağlar” kelimelerinin birleşiminden oluşuyor. Aynı sistem Metaverse için de geçerli çünkü burada da Sanal ve Evren olmak üzere yine iki farklı kelimenin bir araya geldiğini görüyoruz. Dolayısıyla Metaverse’ün Türkçe kelime karşılığı için Kurgusal Evren, Öte Evren veya Sanal Evren gibi terimleri kullanabiliriz. En basit tanımı için de insanların dijital avatarları ile sosyalleşirken eğlenceli vakit geçirebilecekleri üç boyutlu sanal dünyalar diyebiliriz.
Aslında bir kesim internetin geleceği olarak da adlandırıyorken bu bir bakıma hem doğru hem de yanlış. Çünkü geleceğin interneti için aslında Web 3.0 kavramı daha uygunken, Metaverse internet deneyimini ve hatta iletişim şeklimizi bile bambaşka bir boyuta geçirecek. Yani fiziksel olarak gerçekleştirdiğimiz yüz yüze iletişimden, evimizden çıkmadan aynı işlemi avatarlarımız ile bu sefer dijital olarak gerçekleştireceğiz.
Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg de buradaki fırsatı önceden görerek hem grup şirketinin adını Meta olarak değiştirdi hem de bu alana gerek yazılımsal gerekse donanımsal geliştirmeler için ciddi bütçeler ayırdı. Özellikle Facebook, Instagram, Whatsapp veya Messenger gibi dünya genelinde zaten yoğun olarak kulanılan uygulamalarının da avantajı ile bizleri kendi Metaverse evreni Horizan Worlds’e taşımak istiyor.
Bu hamleye dakka bir gol bir diyebiliriz, çünkü dünya geneline yayılmış ve birbirine kırılması neredeyse imkansız bir algoritma ile bağlanmış binlerce bilgisayardan oluşan Blockchain veya Web 3.0 gibi kavramların hayatımıza giriş nedeni bizleri Facebook, Microsoft veya Google gibi interneti tekelleri altına alan ve şahsi verilerimizi dilediği gibi kullanan şirketlerden kurtarmaktı. Dolayısıyla Facebook bu hamlesiyle gelecekte Metaverse’de de tekelleşmeyi ve aynı şekilde verilemize sahip olmaya devam etmek istediğini açıkça belli etti. Yani ruhunda merkeziyetsizlik bulunan bu teknoloji ile Mark Zuckerberg’in hedefleri tamamen birbiri ile zıt.
Diğer taraftan maalesef bir teknoloji düşkünü olarak her ne kadar Metaverse deneyimini bir an önce yaşamak istesem de sürecin hala oldukça başındayız. Günümüzün en güçlü alternatifleri 2017 yılında kurulan Decentraland ve Sandbox olmasına rağmen gördüğünüz gibi arayüzleri hala Roblox veya Minecraft gibi köşeli ve oldukça basit.
Yazılımın haricinde bizlere bu deneyimi yaşatacak sanal gerçeklik ekipmanları da halen geliştirilme aşamasında. Burada eski adı Facebook olan Meta’nın Oculus, Microsoft’un Hololens, HTC’nin Vive Cosmos, Samsung’un Gear VR, Google’ın VR Cardboard, Amazon’nun Echo Frames veya Sony’nin PlayStation VR gibi modelleri bulunuyor.
Bu cihazlar şimdilik sadece 3 boyutlu görüntü ve oldukça kaliteli sayılabilecek sesleri bizlere sunabiliyorlar o kadar. Ancak bize gerçekten de orada olduğumuzu hissettirecek koku, nem veya dokunma gibi duyulara henüz hitap edemedikleri gibi yürüyüş, koşu veya zıplama gibi hareketleri de desteklemiyorlar. Haptic yani dokunsal hissi sağlayan yelek gibi bazı özel kıyafetler sayesinde yağmur damlalarını veya oyunlarda vurulduğunuzu hissedebiliyorsunuz. Ancak bu donanımlar hem halen geliştirilme aşamasında hem de mevcut modelleri oldukça pahalı.
Ayrıca bir kaç modelin haricinde boyutlarının oldukça büyük olması, başlık yanında güçlü donanıma sahip bilgisayarlara ihtiyaç duymaları veya bu bilgisayarlara kablo ile bağlanmaları gibi ek sorunları da bulunuyor. Dolayısıyla evet Metaverse diye bir kavram gerçekten de var ama sahip olduğu eksiklikleri sebebi ile henüz hayatımızın merkezine yerleşemediler. Bugün bir de oldukça yüksek bir fiyata alacağınız başlık kısa bir sürede demode kalabilir. Bu nedenle düşük sayılabilecek yaygınlığa sahipler.
Ancak tüm bu süreçler tamamlandığında fiziksel sınırları ortadan kaldırarak dünyanın neresinde olursanız olun;
- İstediğiniz ülkedeki konser, tiyatro, festival, opera, sinema veya halk dansları gibi sanatsal etkinliklere katılabilecek,
- Önceki bölümün konusu NFT sergilerini gezebilecek,
- Arkadaşınız dünyanın diğer ucunda yaşasa bile beraber bir parka gidip sohbet edebilecek,
- Son zamanlarda oldukça popüler olmaya başlayan MetaStore kavramı ile sevdiğiniz markaların fiziksel mağazalarını geziyormuşçasına oldukça sıra dışı bir deneyim ile alışveriş yapabilecek,
- Eğer bulunduğunuz bölgede eğitim veya kendinizi geliştirme imkanınız yoksa istediğiniz ülkedeki okulun veya kursun derslerine uzaktan katılabilecek,
- Seminer veya toplantılara eş zamanlı yani canlı olarak aynı Zoom görüşmesinde veya Webinar’larda olduğu gibi odanızdan çıkmadan ama avatarınız ile herhangi bir toplantı odasından katılabileceksiniz.
Evet şu an belki oturduğumuz yerden yine aynı etkinlikleri gerçekleştirebiliyoruz ama Metaverse’de dijital sınıfların, toplantıların, çalışma alanlarının veya eğlencenin tadını yanınızdaki arkadaşınızın yine avatarı ile paylaşabileceksiniz.
Bu konuda size verebileceğim en güzel örnek yönetmenliğini Steven Spielberg’ün yaptığı Ready Player One filmi olur. Az önce saydığım bütün firmaların ortaya çıkarmak istedikleri kullanıcı deneyimi ile bire bir örtüşüyor. Filmin IMDB linkini aşağıya açıklamalara ekledim. Metaverse evrenleri olmasalarda günümüzdeki çalışma şekilleri en yakın örnekler arasında Roblox, Fortnite ve Minecraft gibi oyunlar olabilir.
Dolayısıyla Metaverse biz kullanıcıların sosyal ilişkiler yanında konser, oyun, alışveriş, sergi gibi deneyimlerimizi değiştireceği gibi iş dünyası için de yepyeni kapılar açacak. Örnek olarak;
- Avatarlar için karakter oluşturma yanında kıyafet, ayakkabı veya aksesuarlarının tasarlanması,
- Arsalarda oluşturulacak ev, müze veya yaşam alanları gibi yapıların inşası,
- Metaverse evrenlerlerinin bilinirliğini ve ziyaret sıklığını arttırmaya yönelik her türlü etkinlikleri oluşturabilecek moderatörler, influencerlar veya event yöneticileri,
- Markaların ürünlerini tanıtabileceği deneyim merkezlerinin oluşturulması gibi farklı para kazanma alanları oluşunca beraberinde farklı meslekler de oluşacak. Dolayısıyla hem bazı iş kolları direk Metaverse’e taşınacak veya bu evrene özel yep yeni meslekler bile türeyebilecek.
Mevcutta Adidas, Nike, Zara, H&M, Burberry, Gucci, Coca Cola, NBA, Atari, Walking Dead, Samsung veya Manchester United gibi dünya markaları bazı Metaverse evrenlerinde yerlerini çoktan aldılar bile. Türkiye’den de Vestel, Doğtaş, Damat Tween, LC Waikiki, İş Bankası, Aktif Bank, Sagra veya Turkcell gibi markalar da yine Metaverse’e yönelik çalışmalarına çoktan başladılar bile.
Yani Metaverse aslında oyun, internet, alışveriş, konser veya toplantılar gibi aklınıza gelebilecek bütün kategorilerde her şeyin mümkün olduğu bir hayal dünyasını ayaklarımızın önüne serecek. Bize düşen de şimdiden en azından gelişmeleri takip ederek tüm bu yeniliklerden geri kalmamak.
Bunun için size yapabileceğim önerilerden biri de eğer beğeniyor ve özellikle faydalandığınızı da düşünüyorsanız Akıllı Teknolojiler Youtube kanalını takibe almak olabilir.
Evet umarım teknik detaya girmeden oluşturmaya çalıştığım Metaverse bölümünü beğenmişsinizdir. Merak ettiğiniz farklı konular varsa da yorumlara yazın lütfen.
Haftaya farklı bir içerikte veya önceden paylaştığım teknolojik videolarda görüşene kadar kendinize çok iyi bakın.
