136. Android 13 vs iOS16 👀

GOOGLE ve APPLE LANSMANLARININ DEĞİŞİMİ

Akıllı Teknolojilere hoş geldiniz. Bu bölüm Google ve Apple’ın sadece yeni mobil işletim sistemleri Android 13 veya iOS16 hakkında konuşmayacağız. Lansmanların son yıllarda nasıl değiştiğini, bizlere ne gibi kolaylıklar sağladıklarına ek olarak telefon, tablet, bilgisayar, televizyon ve hatta araba gibi ekosistemlere yönelik çözümlerini de konuşacağız.

Tekrar merhabalar, umarım keyfiniz ve hepsinden de önemlisi sağlınız yerindedir. Geçtiğimiz hafta mevcutta kullandığımız Android 12 ve iOS15 sürümlerinin ne gibi farklar yarattığını ve yeni sürümlerden neleri beklediğimi aktarmıştım. Bu hafta da yeni lansmanların içerikleri ile devam ediyoruz. 

Artık şunu kabul etmeliyiz ki cep telefonları eskisi gibi lansmanların odağında bulunmuyorlar. Çünkü gelişen donanımın gücü ile beraber içerisinde telefon, tablet, bilgisayar, saat, televizyon ve hatta arabaları da kapsayan Eko Sistemleri konuşur olduk. Google da Apple da bu anlamda ortaya son derece değerli yenilikler sunuyorlar. Bu nedenle ben de sadece mobil işletim sistemlerine yoğunlaşmak yerine bu hafta genel bir değerlendirme yapıyorum.  

Başlangıcı Android 13 ile yaparsak beni en çok heyecanlandıran yenilik erken deprem uyarı sistemi. Evet yanlış duymadınız özellikle deprem riskinin yüksek olduğu ülkelerde cep telefonlarındaki ivme ölçer sensörleri sayesinde depremin sıfır noktasındaki sarsıntıları  tespit ederek diğer çevre bölgelere erkenden uyarı gönderebilecek. Türkiye’nin de özellikle deprem bölgesinde bulunması sebebi ile bu özelliğin bizim için de son derece faydalı olduğunu düşünüyorum. 

Beni heyecanlandırırken bir o kadar da üzen bir başka yenilik Google Wallet yani Cüzdan uygulaması. Çünkü içerisine aşı kartları, markaların sadakat kartları, bankaların ödeme veya kredi kartları eklenebileceği gibi artık ehliyet, kimlik, öğrenci kartı gibi belgeler de dijital olarak dahil edilebilecek. Hatta park ödemelerinde bile kullanabiliyorken, araçlar da cep telefonları ile anahtara gerek kalmadan bu uygulama üzerinden açılıp çalıştırılabilecek. Ancak maalesef Türkiye’de bu servis de kullanılamıyor.

Bu arada öncelikle tüm Abonelere selamlar, abone olmayan takipçilerim de ailemize katılırsa çok sevinirim. Sadece 2 saniyenizi alacak bu küçük işlemin anlamı ve değeri benim için tahmin edemeyeceğiniz kadar büyük. Şimdiden teşekkür ederim.

Şimdi de mobil işletim sistemi ile devam edersek geçen sene olduğu gibi bu sene de öne çıkan en önemli güncelleme yine Materyal U olarak adlandırılan ara yüz tasarımı. Hatırlarsanız yerleşik uygulama simgeleri, ayarlar, arama ve hızlı panel gibi tüm menülerin renkleri, duvar kağıdı ile uyumlu hale getirilebiliyordu. Bu sene bu özellik daha da geliştirilerek artık yerleşik ve harici fark etmeksizin tüm simgelere uyarlanabilir hale getirilmiş. Bir de bildirim ekranındaki medya kontrol penceresi yine aynı tasarım diline eklenmiş. 

Android 13’ün sunacağı bir başka ilginç özellik uygulamalardaki çoklu dil kullanımı. Yani eskiden telefondaki tüm yerleşik ve harici uygulamalar için tek bir dil kullanırken artık istediğimiz uygulamanın dilini farklı yapabileceğiz. Yani Instagram’ı İngilizce, Whatsapp’i İtalyanca veya Twitter’ı Almanca kullanabileceğiz. Aranızda bu özelliği kullanacak olanlar varsa sebebi ile beraber aşağıya yorum yapabilirse sevinirim. 

Google’ın yerel mesajlaşma uygulaması dünya genelindeki operatörler ile yaptığı anlaşma gereği artık içeriklerimizin gizliliğini uçtan uca şifreleme teknolojisi ile koruyacak. Lansman’da dünya genelinde ifadesi kullanılırken operatörler arasında maalesef Türkiye’ye rastlayamadım.

Bir de Android telefonlara eklenen misafir modu sayesinde bilgisayarlarımızdakine benzer farklı kişiler için tamamen ayrı kullanım alanları oluşturabilen bir özellik eklenmiş. Sanırım önceki çocuk moduna benzer bir menü olarak tanımlayabilirim.  

Özetlemek gerekirse Google bu sene ki etkinliğinde cüzdan, kimlik, kredi kartı, arabanın anahtarı gibi bizi fiziksel eşyalarımızdan bizi kurtaracak ve sadece cep telefonumuza ihtiyaç duymamızı sağlayacak yenilikler ile gelmiş. Google’ın Türkiye’ye resmi satışı bulunmadığı için tüm bu özelliklerden mahrum kalıyoruz ve sadece Android işletim sistemine uyguladığı yenilikler ile yetinmek zorunda kalıyoruz. Bu arada sizlere Android 13’ün beta sürümlerini yükleyip yeniliklerini görsel olarak da paylaşmak isterdim ama maalesef bu sürümler sadece ülkemizde satışı olmayan Pixel telefonlara yüklenebiliyor. Bunun için Samsung’un güncellemeyi yayınlamasını beklemek zorundayım.

Apple tarafına geçtiğimizde ise artık eskisi gibi başrolü sadece iPhone almıyor bunun yerine Mac, iPad, Apple Watch, Kalem, Apple Car ve iPhone gibi tüm ürün ailesi işin içine giriyor. Aslına bakarsanız iOS’a yenilik sunmuyor diye eleştirdiğimiz Apple, geliştirdiği yazılımlar ile beraber ekosistemde yer alan tüm cihazlarının uyum içerisinde çalışmasını sağlıyor. Buna verebileceğim en güzel örnek iPhone’ların artık harici bir yazılıma gerek kalmadan Mac bilgisayarda Webcam olarak kullanılabilmesi. Üstelik burada isterseniz hem iPhone’nun hem de Mac’in kameralarını aynı anda kullanabilirsiniz böylelikle biriyle kendinizi diğeriyle de masayı çekebilirsiniz.

Ortak kullanıma örnekler çoğaltılabilir mesela iPhone’da başladığınız FaceTime görüşmesine Mac veya iPad gibi diğer cihazlardan devam etme, yine isterseniz FaceTime görüşmesi sırasında bilgisayarınızdaki tüm mesajlarınızı, çizimlerinizi veya iş dosyalarınızı da paylaşabileceksiniz. 

Diğer taraftan sadece yazılım geliştirmekle de kalmıyor 2020 yılında tanıttıkları yeni M1 işlemcinin ikinci versiyonu olan M2 sayesinde Mac bilgisayarların resmen yeni bir çağa girmesini sağlarken aynı işlemciyi iPad’lere de ekleyerek tabletleri bilgisayarlara kafa tutar hale getirdi. Bunu söylememin sebebi sadece işlemci değil yanında artık iPad’leri Tip C girişinden harici ekranlara bağlayarak 8 farklı ekran ile çalışabileceğiz. Ayrıca iPad Pro modelerine eklenen bir özellik ile ekranı renk referansları için de kullanabileceğiz. Tüm bunları profesyonel monitörlerle yaptığımızı düşünürsek iPad’in bu tarz yeniliklere sahip olması bence her geçen gün masa üstü bilgisayarlara olan gerekliliği azaltıyor. Yeni sürüm ile beraber sanırım iPad bilgisayar yerine geçer mi bölümünü güncellemem gerekecek.  

AppleCar da bence gecenin bir başka yıldızı olmuş çünkü eskiden sadece küçük bir ekrandan sınırlı bir şekilde kullanılabilen telefon artık arabanın klima, pencere gibi tüm bileşenlerini kontrol edebilecek. Eğer araçta göstergelerin bulunduğu dijital bir ekran varsa buradan hız, yakıt, hararet veya devir gibi göstergeler AppleCar arayüzüne eklenebilecek. Bence en fonksiyonel özellik bu aşamada göstergelerin arkasına navigasyon ekranını ekleyebilmek olmuş. Böylelikle eskisi gibi yoldan gözümüzü ayırıp yandaki telefona bakmadığımız gibi telefonu çıkarmak zorunda bile kalmayacağız.

iPhone yeniliklerine gelecek olursak yıllardır beklediğimiz kilit ekran özelliği öyle bir geldi ki denemek için sabırsızlanıyorum. Aynı Apple Watch ara yüz değişikliği yapar gibi iPhone’larda da birden fazla ekran oluşturabilecek ve içerisine Widget’lar eklenebilecek. Ben özellikle kilit ekranındaki saatin fotoğraftaki nesneyi yapay zeka sayesinde algılayıp arkasına geçmesine bayıldım. Bir de eskiden HTC HD2 sahibi olanların hatırlayacağı kilit ekranına hava durumu ekleme özelliği iPhone’lara da geldi. Yani bulunduğunuz bölgedeki yağmur, kar, bulut veya güneş gibi hava koşullarını buradan da takip edebileceğiz. 

Beğendiğim ikinci özellik fotoğraflardan istediğimiz nesneleri ekrana basılı tutarak arkaplandan ayırabilmek ve istediğimiz uygulama içerisine kopyalayabilmek. 

iMessage üzerinden gönderilen mesajlar sonradan silinebilir veya yeniden düzenleyebilir hale gelmiş. Yalnız burada dikkat iMessage üzerinden gönderilen SMS’lerde veya karşı tarafta eski sürüm iOS varsa bu özelliği kullanamıyorsunuz.  

Ek olarak klavyeye her dokunulduğunda titreşim verme, iPhone yan tutulurken de FaceID ile açabilme, konuşarak mesaj yazma ve hatta emojileri ekleme gibi daha birçok özellik eklenmiş. 

iOS16’nın Puplic Beta sürümü çıktığında ben de telefonuma yükleyip yenilikleri sizlerle paylaşacağım. İlk Beta sürümlerde genelde sıkıntı yaşanma ihtimali daha fazla olduğu için ana telefonuma kurmamayı tercih ediyorum. 

Evet bence hem Android hem de Apple lansmanda bizim gibi teknoloji meraklılarını  heyecanlandıran bir sürü yenilik paylaştılar. Ancak maalesef ülkemizde artan döviz kurları, vergiler ve bir de üzerine arttırılan TRT bandrolleri de eklendiğinde teknolojiye erişmek artık gün geçtikçe daha da zorlaşıyor. Bu nedenle Google zaten Türkiye’de resmi olarak satış yapmayı tercih etmiyor, Apple’ın ise son zamlardan sonra fiyatları belli. Bırakın bütün ekosisteme sahip olmayı artık iPhone sahibi olmak bile zorlaştı. Daha 10 sene önce 30.000 liralara sıfır araç fiyatlarına bakarken bu günlerde aynı fiyat etiketlerini cep telefonlarında görmek gerçekten de üzücü. 

Sizler bu konudaki düşüncelerinizi de aşağıda yorumlar bölümünde paylaşabilirseniz çok sevinirim. Çünkü bu konudaki düşüncelerinizi gerçekten de merak ediyorum.

Bu sefer aşağıdaki yorumlarda en yakın zamanda tekrar görüşene kadar kendinize çok iyi bakın. 

Yorum bırakın