Yeni sürümler öncesi değerlendirme
Akıllı Teknolojilere hoş geldiniz. Haziran ayları genelde Android ve iOS’un yeni sürümlerinin gün yüzüne çıkmaya başladıkları dönemler. Ama son yıllarda sunulan yeniliklerin çok da fark yarattığını söyleyemem. Şu an çok kesin olmayan dedikodular ön plana çıktığı için ben öncelikle Android 12 ve iOS15’de neler değişti, bu sene beklediğimiz özellikler neler gibi konulara yoğunlaşacağım. Beta sürümler çıktıkça yenilikleri sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.
Tekrar merhabalar, umarım keyfiniz ve hepsinden de önemlisi sağlığınız yerindedir. Kanalda şu ana kadar sayısız Android ve iOS ipuçları, uygulama önerileri ve kullanım hilleleri paylaştım. Kaçıranlar için bir kısmını kartlara, ama asıl büyük bölümünü aşağıya ekledim.
Öncelikle Google, Android 12 ile zaten harici uygulamalarla değiştirilebilen ara yüz tasarımının daha da fazla kişiselleştirilmesini sağlarken, Apple da iOS15’le yerleşik uygulamalarını geliştirmeye yoğunlaştı. Her iki firma da bence bizlere herhangi bir yenilik sunamadı. Sizler bu konuda benimle aynı fikirde misiniz yoksa katılmıyor musunuz? Düşüncelerinizi aşağıda paylaşabilirseniz sevinirim.
Android 12 ile başlarsak buradaki en önemli güncelleme telefonun her şeyi ile kişiselleştirilebilmesi. Harici uygulamalar ile telefonun her türlü simge, ayarlar, aramalar veya hızlı panel gibi bileşenlerini zaten değiştirebiliyorken artık Android 12 ile gelen Materyal U sayesinde bu işlemi yerleşik uygulamasıyla da yapabiliyoruz. İşin güzel tarafı uygulama simgelerini, kullandığımız duvar kağıdının renklerine göre değiştirebiliyoruz. Şimdilik Materyal U sadece yerleşik uygulamaların simgelerini değiştirebiliyor, ileride harici uygulamalarınınkini de değiştirebilirse bence süper olur.
Bu arada telefonuna Android 12 güncellemesi alamayanlar üzülmesin. Kısayolunu şuraya eklediğim bölümde Materyal U ara yüzünün eski model telefonlara nasıl yüklenebileceğini anlatmıştım. Üstelik bölümde harici uygulamaların renklerini de değiştirebileceğiniz seçenekler var, bu yüzden kendi videom diye demiyorum mutlaka incelemenizi öneririm 😀.
Bu arada sizler için hazırladığım kullanım, ipucu ve öneri gibi videoları beğeniyorsanız sadece izlemekle kalmayın lütfen. Çünkü sadece tek tıklama ile şu yerlerde sürünen %9’luk abonelerden gelen izlenme oranını yükselterek kanalın daha fazla kişiye ulaşmasını sağlayabilirsiniz. Şimdiden teşekkürler.
Apple cihazlarda maalesef hala uzun yıllardır değiştirilmeyen simgeleri kullanmaya devam ediyoruz. Ama kestirmeler üzerinden farklı tasarımları kullanabilmek tek ama önemli bir pürüz ile mümkün. Yeni simgeler orijinallerinin kısayolları olduğundan her uygulama yaklaşık 1 saniyelik gecikme ile açılıyor. Eğer bu durum sizin için bir sıkıntı değilse o zaman Kestirmeler’e özel paylaştığım bölüme göz atabilirsiniz.
Android telefonlardaki hızlı panel de bence iOS’a göre daha kullanışlı çünkü hem neredeyse tüm önemli kısayollar eklenebiliyor hem simge ile beraber isimlerini de görerek daha kolay ayırt edebiliyor hem de ayarlar menüsü ile uğraşmadan direk aynı sayfadan ekleme veya çıkartmalar yapabiliyoruz. iOS’da burası hem çok kısıtlı hem de düzenleme menüsüne sadece ayarlardan erişilebiliyor, aynı yerden ekleme veya çıkarma yapılamıyor.
Android telefonlarda sadece, Samsung, Xiaomi veya Oppo gibi üretici firmaların dahil ettiği oyun modu hem Android 12’de hem de iOS da hala yok. Android telefonlardaki bu mod üzerinden oyunların işlemci veya grafik gibi performanslarını arttırabiliyor, farklı oyuncular ile skorları karşılaştırabiliyor veya otomatik kayıtlar alınabiliyor. Apple cihazlarda şimdilik oyun oynarken sadece rahatsız etmeme modu açılabiliyor o kadar.
Apple diğer taraftan iOS’a bir yenilik getirmektense daha çok yerleşik uygulamalarının fonksiyonelliğini arttırmaya odaklanmış. Buna en güzel örnekler FaceTime’ın artık Android telefon veya pc’lerden de kullanılabilmesi, Safari’nin bir çok özelliğinde yapılan geliştirmeler ve zamanlanmış özet diyebilirim. Android ise Google Chrome veya Google Duo gibi uygulamaları ile birçok özelliğe zaten sahipti.
iOS, uzun zamandan beri bizi rahatsız eden gereksiz bildirimleri engellemek için çözümler üretirken, bu sene eklenen yenilikler ile bildirimlerin günün sadece istediğimiz saatlerinde gösterilmelerini sağladı. Hatta rahatsız etme menüsü işi daha da abartarak oluşturacağım profillere göre belli kişileri veya uygulamaları hariç tutabiliyor ve hatta ana ekranımda gün içerisinde beni ilgilendirmeyen ekranları bile gizleyebiliyorum.
Bayıldığım bir başka özellik istediğim metin, görsel, ses kaydı veya video gibi tüm dosyaları bir parmağım ile seçtikten sonra diğeri ile menülerde dolaşıp farklı bir uygulamayı belirledikten sonra buraya kopyalayabilmem. Android tarafında şimdilik sadece metni kopyalayıp farklı bir uygulamaya aktarabiliyorum o kadar.
iMessage bence Apple’ın en büyük kozlarından bir başkası çünkü içerisinde efektler, gereksiz mesajları ayrıştırma, memojiler, veya gelen müzik, fotoğraf, web sitesi gibi tüm dosyaları eşleştirip ilgili uygulamasının paylaşılanlar sekmesine otomatik olarak yerleştirebilmesi gibi benzerlerinde olmayan özellikler barındırıyor. Fazlasını merak edenler iMessage’e özel hazırladığım bölüme şuralardan ulaşabilir.
Apple gizlilik konusunda da oldukça ileride çünkü bir kere izin vermediğimiz hiç bir uygulama bizim günlük faaliyetlerimizi takip edemiyor. Bu sene eklenen e-postamı gizle de benim sık kullandığım özelliklerden, çünkü herhangi bir servise veya uygulamaya abone olurken bu seçenek aktifse sistem kendiliğinden rastgele oluşturduğu adres ile kayıt oluyor. Eğer gereksiz bildirimler almaya başlarsam direk ilgili e-postayı silerek sorundan kurtuluyorum.
Buna karşılık Android telefonlarda hızlı panelden mikrofon ve kamerayı kapatabilme özelliği iOS cihazlarda henüz yok. Açıkçası benim bu sene beklediğim özelliklerden biri. Uygulamaların donanımlara erişim raporu, kesin konumdan yaklaşık konuma geçebilme, kamera/ mikrofon kullanımını gösterme, uygulama bazında izinleri ayarlama gibi özellikler her iki işletim sisteminde de mevcut.
Widget’lar iOS tarafının uzun yıllardan beri en önemli eksikliklerinden biridi ve sonunda bazı sıkıntıları ile beraber geldi. Çünkü yerleşimlerini istediğimiz gibi ayarlayamama, senkronizasyonda gecikmeler ve sınırlı seçenekler gibi sorunları bulunuyor. Ama Android bu konuda daha da ileri giderek Materyal U ile uyum, konum, renk, şekil veya boyut gibi bir çok seçenek sunuyor. Ayrıca Widget’ların kendi içerisinde de yukarı ve aşağı doğru sürüklenebilmesi bence büyük avantaj diyebilirim. Apple’ın muhtemelen bu sene geliştireceği özelliklerden biri.
iOS’un Arama çubuğu neredeyse Google’a rakip olabilecek kadar kabiliyetli çünkü sonuçlarda web siteleri, AppStore, fotoğraflar, kişiler, mail veya ayarlar gibi aklınıza gelebilecek her yerden sonuçlar listeleniyor. En sevdiğim özelliklerinden biri de uygulama arattığımızda telefonda yüklü değilse direk sonuçlardan indirebilmek.
Son olarak Google bence artık iOS’da olduğu gibi Android tarafında da yerleşik uygulamaların fonksiyonelliğine odaklanmalı ve bizlere kesinlikle işimize yarayacak farklılıklar veya yenilikler sunmalı.
Apple ise oyun modu, sürekli açık ekran, çentikten beri hasretini çektiğimiz pil yüzdesini görme, kilit ekranını düzenleme, çoklu ekran desteği ve bence en önemlisi başta uygulama simgeleri olmak üzere ana ekranı ya özelleştirmeye izin vermesi ya da tasarım dilinde farklılıklara gitmesi gerekir.
Şöyle bir karşılaştırınca her ne kadar iOS cihazlarının kullanım deneyimi oldukça iyi olsa da Apple’ın yapacak daha hala çok şeyi var gibi görünüyor. Umarım her iki işletim sistemi de bu sene geçtiğimiz senelere göre daha fazla fark yaratan güncellemeler ile karşımıza çıkar.
Sizler bu aşamada Android veya iOS tarafında nelerin değişmesini istiyorsunuz. Düşüncelerinizi yorumlar bölümüne mutlaka ekleyin.
Bir de videoyu buraya kadar izleyip de kanala hala abone olmayanlar varsa artık şu tuşa bassın lütfen. Üzerine bir beğeni ve yorumda çok süper olur.
Haftaya farklı bölümde veya kanaldaki diğer teknolojik paylaşımlarda görüşene kadar kendinize çok iyi bakın.
